Hayal etmek hayatınızı değiştirir.

Hayal etmek hayatınızı değiştirir

Hepimiz hayal kurarız. Bazen farkında olmadan, bazense bilerek ve isteyerek. Ancak çoğumuz bunun sadece doğamızın bir parçası olduğunu düşünürüz. Oysa hayal etmek çok daha fazlasıdır.

İmgelem nedir?

Bir nesneyi veya durumu zihnimizde canlandırdığımızda, yani hayalimizi kendimiz tasarladığımızda bunun adına imgelem deriz. Hayal kurma becerisi kişiden kişiye değişkenlik göstermekle birlikte çalışarak geliştirilebilir.

İmgelemek ne işe yarar?

İmgeleyerek, yani sadece hayal kurarak hayatımız ve geleceğimiz hakkında kontrol sahibi olabiliriz. Örneğin gelecekte hayatımıza girmesini istediğimiz bir şey mi var? Bir araba mı istiyoruz? Ya da bir ev sahibi olmak mı? Belki bir çocuk, belki bir eş… Belki de tedavisi mümkün olmayan bir hastalığımız var ve ondan kurtulmak istiyoruz. Bu saydıklarımın hepsi hayal ederek gerçeğe dönüşebilir. Konuya yabancı olanlar için söylediklerim pek inandırıcı olmasa da gelin kendinize bir şans verin. Emin olun eğer şu anda bu yazıyı okuyorsanız, okumanız gerektiği içindir. Yoksa burada olmazdınız.

İsteklerinize sahip olmak için imgelemek nasıl olur?

Bir şeye sahip olmak için ilk yapmanız gereken imgelemek değil inanmaktır.

Bu konu ile yakından ilgili olan “Her şeyin başı inanmak,” adlı yazımı okumak için lütfen tıklayınız.

İlk şartı yerine getirip kalbinizle inandıktan sonra, sıra geliyor hayal etmeye. Size bir iyi, bir kötü haberim var. Hayal etmeden sahip olamazsınız. Örneğin şu anda yeterince paraya sahip olmadığınız için şikayet ediyor olabilirsiniz. İşte tam da bu nedenle şikayet etmeyi bırakmalısınız. Çünkü siz bu şekilde düşünerek sadece yeterince paraya sahip olmamaya devam edeceksiniz. Hayatınızda ne zaman yüklü miktarda parayı bir arada hayal ettiniz? Yüksek ihtimalle hiçbir zaman. Yüksek ihtimalle hayallerinize bariyerler koydunuz. Kendinizi asla yüksek miktarda paraya sahip olamayacak biri olarak konumlandırdınız. Zenginliği şanslı insanlara özgü olan bir şey gibi düşündünüz ve kendinizi hiç şanslı hissetmediniz.

Şimdi gelelim güzel habere… İstediğiniz her şeye sahip olabilirsiniz ve evrensel bilinç için, Allah için, tanrı için, yaratıcı için; adına ne derseniz deyin, yüksek miktar diye bir şey yok. Sadece sonsuz bolluk var. Ancak siz o bolluktan talepte bulunmalı ve isteğinizin size verileceğine inanmalısınız. Yani restorandan yemeğinizi sipariş ederek, mutfakta hazırlandıktan sonra size sunulacağına emin olmalısınız.

Şimdi gelelim konunun dinamiğine… Bana “Tamam da bu nasıl oluyor? Mantığı nedir?” diyebilirsiniz. Haklısınız da. İnsan bir şeye inanmak için onun aklına yatmasına ihtiyaç duyar. O zaman gelin hayal ederek sahip olmanın dinamiğini anlatalım.

Bu konuya “Her şeyin başı inanmak” adlı yazımda da değinmiştim. Ancak burada bir kez daha üzerinden geçelim. Konu aslında çok derin olmakla birlikte en basit şekilde sizlere açıklamaya çalışacağım. Yaklaşım temelde kuantum fiziğine dayanıyor. Kuantum fiziğinde potansiyel olarak bekleyen sonsuz olasılıktan bahsedilir. Bir kuantum dalga fonksiyonu aslında potansiyel sonsuz olasılıktan ibarettir. Ayrıca kuantum düzeyde zaman yoktur. Yani her şey, şimdi, geçmiş ve gelecek üst üstedir. Her şey aynı andadır. Son olarak da kuantum fiziğinde dolanık olan iki parçacık birbiriyle aynı şekilde hareket eder. Birinde oluşan değişiklik, diğerinde de aynı şekilde oluşur. Örneğin biri ısınırsa diğeri de aynı derecede ısınır. Peki bu bilgiler ne işimize yarayacak?

Eğer istediğimiz olasılıkları hayatımıza çekmek istiyorsak, onlarla bağ kurmamız, yani onlarla dolanıklık yaratmamız gerekiyor. Bunu yapabilmenin yolu da imgelemekten geçiyor. Başka bir ifade ile güzel bir geleceğe sahip olmak istiyorsak, önce o geleceği hayallerimizde yaratmalıyız.

Şimdi konuyu daha pratik bir şekilde ele alalım. Diyelim ki istediğiniz bir araba var. O zaman ne yapmalısınız? Her fırsatta zihninizde o arabayı hayal edin. Ona bindiğinizi, onu kullandığınızı, rengini, şeklini, kokusunu, sahip olduğunuzda neler hissedeceğinizi olabildiğince gerçekçi bir şekilde hayal edin. Hayatınız bir film ve siz hem onun yönetmeni, hem de baş rol oyuncususunuz. Filminizi en gerçekçi şekilde çekin ve filminizde gerçekmiş gibi oynayın.

Bütün bunları yaptığınızda gerçekleşecek olan dinamikleri az önceki bilgiler ışığında anlatalım. Siz bu hayali kurdukça, onu gerçekmiş gibi yaşadıkça o olasılıkla bağ kuracak, o olasılığı hayatınıza çekeceksiniz. Size güzel haber. Aslında çektiniz bile. Aslında siz o hayali kurduğunuzda o olasılık gerçekleşti. Peki bu nasıl oluyor? Hatırlayın, kuantum düzeyde zaman yoktu. Her şey aynı anda yaşanıyorsa, siz hayal ettiğiniz anda o hayal gerçekleşti. Sadece bizler için var olan doğrusal zamanda ortaya çıkmak için geleceği bekliyor o kadar. Bunun güzelliği ise şudur. İsterseniz vazgeçebilirsiniz. Belki de bir kaç gün sonra artık o arabayı istemeyeceksiniz. Belki de öncelikleriniz bambaşka şekillerde değişecek. İşte arada geçen zaman, bize isteklerimizde değişiklik yapma şansını sunar.

Tam burada bir uyarı yapmak istiyorum. Eğer bu bilgileri başkaları adına olumsuzluk yaratmak için kullanabileceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Düşündüğünüz her şey bumerang gibi size geri döner. Örneğin belki de iş yerinizdeki patronunuzdan memnun değilsiniz. Eğer onun hakkında kötü düşünürseniz, hayal ettiğiniz her şey size geri dönecektir. O yüzden olumlu bakamadığınız durumlarda bile nötr olun. Örneğin bir insan sizi rahatsız eden davranışlar sergiliyorsa, bilin ki o insan sizin öğretmeniniz. Size geliştirmeniz gereken bir yönünüzle ilgili ders vermek için hayatınızda.

İnsanların öğretmen olarak birbirlerinin hayatlarına girmeleri ile ilgili olan “Okulu ne zaman fark edeceksiniz?” adlı yazımı okumak için lütfen tıklayınız.

Sağlık için imgelemek nedir? Nasıl yapılır?

Bu bölümde, çağımızda bir çok insanı etkileyen kanser hastalığını örnek olarak kullanmak istiyorum. Kanser hastalarına sağlıklarını geri kazanmaları için yardım ettiğim için bu hastalığı seçmeyi daha faydalı buluyorum. Ancak söylediklerimi her hastalık için uygulayabilirsiniz.

Kanser hastalığı sağlıklı hücrelerin mutasyona uğraması, yani değişmesi ve çoğalarak tümör dediğimiz hücre grupları oluşturmalarıdır. Aslında sağlıklı hücrelerin mutasyona uğramaları doğaldır. Normal süreçte beyin mutasyonu fark eder ve bedene zararlı olabilecek olan hücreye sinyal göndererek onu sonlandırır. Ancak kanserde beyin, oluşan mutasyonlu hücrenin farkında olmaz. Aslında bağışıklık sistemimiz kansere karşı çok efektiftir. Burada sorun bağışıklık sisteminin sorunla ilgili komut almayışı, dolayısı ile sorunu çözmek için harekete geçememesidir.

Peki imgelem burada nasıl devreye girer. Bizim görevimiz beynimize kanserli bölgede bir sorun olduğunu haber vermektir. Ki o da bağışıklık sisteminize ne yapması gerektiğini söyleyebilsin. Bundan sonrası sizin yaratıcılığınıza kalıyor. Bazı örnekler vermeden önce şunu da belirtmeliyim ki, hangi hastalığa sahip olursanız olun o hastalıkla ilgili, o hastalığın etkilediği organla ilgili bilgi sahibi olun. Hastalığınızı öğrenin. Organınızı tanıyın.

Şimdi gelelim örneklere… Örneğin kanserli hücrelerinizin bulunduğu yerde ateş hayal edebilirsiniz. Ateş gelir ve bütün kanserli hücreleri yakar, küle çevirir. Burada bir detay daha vermek zorundayım. İmgelerken hastalıklı hücrelerin kalıntılarını orada bırakmayın. Onları da temizleyin. Mesela burada külleri temizleyen küçük işçiler hayal edebilirsiniz. İşlem bittikten sonra gelirler ve gülüp şakalaşarak külleri temizlerler. İmgeleminizi mümkün olduğu kadar eğlenceli hale getirmelisiniz.

Mesela az önceki örneğin tersi olan buzu hayal edebilirsiniz. Bütün kanserli hücreler dondurucu soğuktaki bir fırtınada buza dönüşürler. Sonrasında ortama gelen küçük eğlenceli işçiler, ellerindeki gelişmiş cihazlarla oradaki buzu eritir ve yok ederler.

Başka bir örnekte küçük doktorların, kanserli hücrelerin bulunduğu yerde bir laboratuvar kurduğunu ve her bir hücreyi büyük bir itina ile iyileştirdiklerini hayal edebilirsiniz. Ya da bir başka örnek olarak kanserli hücrelere duyarlı bir kara delik yaratıp onları emdiğini ve yok ettiğini hayal edebilirsiniz.

Dediğim gibi her şey sizin yaratıcılığınıza kalmış. Burada imgelem, beyne orada bir sorun olduğunu gösterecek, onu bu konuda uyaracak ve çözümle ilgili devreye girmesini sağlayacaktır. Bu şekilde iyileşmiş insanlarla ilgili örneklerin ne kadar çok olduğuna inanamazsınız. Daha detaylı bilgi için Dr.Adam Mcloed’un “Şifacı” serisini önerebilirim.

Bu noktada bir uyarı yapmak zorundayım. Söylediklerim asla doktor kontrolünde olmayacağınız, modern tıbba güvenmemeniz gerektiği şeklinde anlaşılmamalıdır. Bir hastalığın iyileşmesi, özellikle de kanser gibi çok ciddi bir hastalığın iyileşmesi oldukça kompleks olabiliyor. Bir çok değişken burada devrede ve o konularla ilgili de bilgilerimi başka yazılarda sizlerle paylaşacağım. Sadece burada söylemek istediğim sağlığınız sizin elinizde ve siz de bu konuda bir şeyler yapabilirsiniz. İmgelem, kontrolü size veren en etkili yöntemlerden biridir ve tedaviniz devam ederken mutlaka uygulamanızı öneriyorum.

Şimdi birkaç örnek de kanser haricinde verelim. Diyelim ki bedeninizde bir doku zedelendi. Örneğin burada küçük bilim adamlarının ellerinde su tabancalarıyla oraya geldiklerini, tabancaların içinde bulunan iyileştirici jeli o bölgeye enjekte ettiklerini imgeleyebilirsiniz. Jel bölgeye yayıldıkça dokunun iyileştiğini hayal edebilirsiniz. Son olarak, diyelim ki başınız ağrıyor. Ağrıyan bölgeye bir şırıngayla ışık enjekte edebilirsiniz. Işık imgelemeleri çok güçlüdür; ancak bu başka bir yazının konusu. Işığın rengi nasıl istiyorsanız öyle olmalıdır. Sezgisel olarak siz doğru rengi bilirsiniz.

Yazıyı burada sonlandırırken okuyan herkese harika bir hayat diliyorum.

Hayal ederek hayallerinizi gerçekleştirin!

Yorum bırakın