Sağlık Nasıl Yaratılır?

Korkmayın, bu konuda bilinçli zihninizle yapabileceğiniz pek çok şey var. Hemen hepsi de çok kolay uygulayabileceğiniz pratikler. Lafı uzatmadan başlayalım anlatmaya.

Öncelikle hastalıklar hakkında şunu bilmeniz gerekiyor. Onlar size zarar vermek için değil, size fayda sağlamak için var. Evet, yanlış duymadınız. Hastalıklar sizin düşmanınız değiller. Bu nedenle hemen öyle davranmayı bırakın. Hastalıkları size mesaj ileten elçiler olarak düşünebilirsiniz. Onlar size “Bak, bir şeyler yolunda gitmiyor. Kendinle ilgili çözmen gereken problemler var. Bu zamana kadar fark etmedin ama artık böyle devam edemezsin. Şimdi senin için dönüşüm zamanı!” diyorlar. Bu mesajı almanızı ve gerekeni yapmanızı şiddetle tavsiye ederim. Bununla ilgili neler yapabileceğinizi ileride konuşacağız.

İlk olarak hayatınızdan hastalıkla ilgili bütün kelimeleri çıkarın. “Hastayım,” “Hasta olabilirim,” “Şu hastasıyım,” gibi kelimeleri bundan sonra kullanmamaya özen gösterin. Onların yerine “Sağlığım pek iyi değil,” “Sağlığım iyi olmayabilir,” gibi, içinde sağlık geçen ifadeler kullanın. Bunun nedeni, ağzınızdan çıkan kelimeler bilinçaltınızı programlarlar. Çok defa tekrarlandıklarında, bilinçaltınız tekrarladığınız şeyi istediğinizi düşünür ve onu yaratmaya çalışır. Bilinçaltı iyi-kötü, doğru-yanlış gibi ayrımlara sahip değildir. O yargılamaz; sadece uygular. Daha önceki yazılarımdan hatırlayacağınız gibi, yaratımı yapan bilinçaltınızdır. O zaman sürekli hastalık kelimesini tekrarladığınızda neler olacağını görebiliyor musunuz? Tabii ki hasta olursunuz.

Hastalığınızla ilgili konuşmayı acilen bırakın. İnsanlar iyi niyetle, size nasıl olduğunuzu soracaklardır. Amaçları size destek olmak, yanınızda olduklarını belli etmek olsa da, nazikçe bu soruları geçiştirin. Bunu yaparken de “İyiyim,” “Çok iyiyim,” “Sağlığım iyiye gidiyor,” gibi ifadeler seçebilirsiniz. Genelde, herkesin çevresinde sürekli hastalıklarından şikayet eden insanlar vardır. O insanlara dikkat edin; sürekli hastadırlar. Neden acaba? Çünkü bilinçaltları onların hastalık istediğini düşünüp tam da onu yaratır.

Sağlıklı olduğunuz zamanları hatırlayın. O günlerde nasıl hissettiğinizi, sağlığın nasıl hissedildiğini hatırlamaya çalışın. Bedeninize bir zamanlar sağlıklı olduğunuzu ve bunun nasıl hissedildiğini hatırlatmanızda büyük fayda var. Akşam yatarken, kendinizi rahat hissettiğiniz bir anda ya da meditasyon esnasında bunu yapabilirsiniz. Bu uygulama bilinçaltınıza ne istediğinizi kuvvetli bir şekilde ve açıkça gösterir.

Sıklıkla olumlamaları kullanın. Bilinçaltınızı yeniden programlama amacıyla, aklınıza geldikçe olumlamalar yapın. “Çok sağlıklıyım,” “Sağlığım her geçen gün iyiye gidiyor,” “Hızla iyileşiyorum,” gibi olumlama cümlelerini, mümkünse yüksek sesle tekrarlayın. Sabah kalktığınızda aynanın karşısına geçip bunları yapmak genelde sıklıkla önerilir. Burada püf nokta olumlamaları yaparken söylediğiniz cümlenin içeriğinin tüm benliğinizde hissedilmesidir. Öyle olduğuna inanın, hissedin. Kendinize yalan söylüyormuşsunuz gibi gelebilir. Yine de yapın. Çok büyük fayda göreceksiniz. Çünkü bunları yaparak bilinçaltınızı sağlık yaratmaya programlıyorsunuz. Ayrıca cümleleri gelecek zaman kipinde kullanmayın. Şimdiki zaman ya da geçmiş zamanı tercih edin. “Sağlığıma kavuşacağım,” yerine “Sağlığıma kavuşuyorum,” deyin. Burada amaç, sağlığı geleceğe çapalamak yerine şimdiki zamana çağırmak. Detaylar kuantum fiziğinde gizli olmakla birlikte, burada o konuya girmeyeceğim. Merak edenler daha önceki yazılarıma göz atabilirler.

Sizi mutsuz eden her şeyden uzak durun. Sosyal medya sizi mutsuz mu ediyor? Kullanmayı bırakın. Haberleri takip etmeyi bırakın. Korku filmi, gerilim filmi izlemeyin. Arkadaşlarınızın ya da ailenizin dertlerini dinlemeyin. Örnekleri çoğaltabilirsiniz. Sağlık için parasempatik sinir sisteminizin çalışmasına ihtiyacınız var. Stres durumunda ise aksine sempatik sinir sistemi çalışır. Bedende organların yenilenmesi siz huzurluyken, dinginken gerçekleşir. Bu konu ile ilgili daha detaylı bilgi için “Basitçe Stresi Anlamak” adlı yazımı okuyabilirsiniz. Kendinize bir iyilik yapın ve sizi mutlu etmeyen her şeyden uzaklaşın. Tarihte sadece komedi filmi izleyerek kanser hastalığı iyileşen insanlar var.

Hastalıklarınızla savaşmayı bırakın. Başta da bahsettiğim gibi, onlar size zarar vermek amacıyla meydana gelmiyorlar. Düşünün bakalım savaşın olduğu yerde ne vardır? Yıkım. O yüzden savaş, mücadele, yenmek gibi terimlerden uzak durun. Ortada bir çatışma yok. Hastalığınızı anlayın. Size ne anlatmak istediğini düşünün. Acaba neden hayatınıza girdi? Neyi yanlış yapıyorsunuz ya da neyi ısrarla sürdürüyorsunuz? Artık dönüşüm zamanı. Özellikle de ciddi bir hastalığınız varsa. Eskiden yaptığınız şeyleri yaparken bir defa daha düşünün. Onları daha farklı yapın. Örneğin eskiden kırmızı renkli elbiseleri tercih ediyorsanız, şimdi maviyi deneyim. Eskiden ısrarcı biriyseniz, bundan sonra ısrarcı olmaktan kaçının. Eskiden sizi üzen şeylere başka bir açıdan bakmaya çalışın. Çünkü hastalıklar basitçe dönüşüm çağrılarıdır. O çağrıyı duyun. Hastalığınız size hizmet etmek için varlığını sürdürüyor. Bu nedenle nasıl hizmet ettiğini bulun. Örneğin, hastalığının ailesini bir arada tuttuğuna inandığı için iyileşemeyen hastalar var.

Affedin. Evet biliyorum; bazılarınız için bu hiç kolay değil ama size kötü haber; çoğu hastalığın nedeni, affedemediğiniz için içinizde tuttuğunuz nefret, öfke, kırgınlık, intikam gibi düşük titreşimli duygulardır. Bu nedenle geçmişinize bakın, onunla yüzleşin. Affedemediğiniz kişileri ve olayları belirleyin. Birini affetmek için mutlaka onu aramak ya da yüz yüze gelmek zorunda değilsiniz. Eğer bunları yapamıyorsanız, onun karşınızda olduğunu da hayal edebilirsiniz. Bu kişi hayatını kaybetmiş bile olsa, sanki karşınızdaymış gibi onunla konuşun. İçinizi dökün ve sonunda onu affedip kendinizi özgürleştirin. Affetmek, sanıldığının aksine affedilen kişiyi değil, affedeni özgürleştirir. Ayağınızdaki prangalardan en kısa zamanda kurtulun.

Ne kadar olumlu bir insan olursanız, hayata ne kadar olumlu bakarsanız, bedeniniz de o kadar sağlıklı olur. Unutmayın, siz bedeninizi aslında bir araç olarak kullanıyorsunuz. Sizi bu dünyaya bağlayan, bu dünyada, bu boyutta yaşamanızı sağlayan bir araçtır bedeniniz. Yaşadığınız hayat ve bulunduğunuz boyut ile ilgili ne kadar iyi düşünürseniz, ne kadar olumlu olursanız; aslında bilinçaltınıza “Burada olmaktan, burada yaşamaktan mutluyum,” mesajı verirsiniz. Sonuç ise sağlıklı bir beden olacaktır.

Bütün bu ruhsal yaklaşımların dışında tabii ki yediklerinize dikkat edin. Doğal ve sağlıklı yiyecekleri tercih edin. Vitamin ve mineral dengesini korumaya özen gösterin.

Sadece yürüyüş dahi olsa mutlaka spor yapın. Bunu bile yapamayacak olanlar için önerim, her gün spora ayıracağınız kadar zamanı zihninizde spor yapmaya ayırın. Yani koşmak mı istiyorsunuz; zihninizde koşun. Egzersiz mi yapmak istiyorsunuz; zihninizde yapın. Bu konu ile ilgili çok önemli araştırmalar var ve bu araştırmalarda, sadece zihinlerinde spor yapan insanlardaki kas gelişiminin gerçekten yapanlara yakın olduğu gözleniyor.

Yukarıda saydıklarımın büyük çoğunluğu gerekli sertifikalara sahip bir Thetahealing uygulayıcısının yardımı ile kısa zamanda yapılabilir. Eğer böyle bir niyetiniz varsa benimle ya da başka bir Thetahealing uygulayıcısı ile çalışabilirsiniz. Ya da kendi kendinizi şifalandırmak adına Thetahealing eğitimi almayı düşünebilirsiniz. Bu konu ile ilgili “Thetahealing nasıl öğrenilir?” adlı yazıma göz atabilirsiniz.

Modern tıbbın size sunduğu bütün imkanlardan faydalanmaya çalışın. Doktorunuzun isteklerine uymaya özen gösterin. Sağlığa bütünsel baktığımızda işimiz oldukça kolaylaşır. Yani “zihin ve beden bir bütündür,” yaklaşımıyla en iyi ve en hızlı sonuçları alabilirsiniz. Bunun için modern tıbba ihtiyacınız varsa onu kullanın. Ruhsal rehberlik ve alternatif tıbba mı ihtiyacınız var? Onu da kullanın.

Hepinize sağlık dolu günler dilerim. Sevgiyle kalın.

Yorum bırakın